10 Mayıs 2019 Cuma

VALİ USTAOĞLU, ŞEHİT AİLELERİ ve GAZİLERLE İFTARDA BULUŞTU

TRABZON - Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu ve eşi Şenay Ustaoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen iftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.

İftar programına Vali Ustaoğlu ve eşi Şenay Ustaoğlu’nun yanı sıra, Ortahisar Kaymakamı Tolga Toğan,  İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Halil Şen, İl Emniyet Müdürü Orhan Çevik, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Gürmen İlhanoğlu, Garnizon Komutan Vekili Ahmet Burak Yürüten, Trabzon Milletvekilleri Bahar Ayvazoğlu, Salih Cora, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, il protokolü, şehit aileleri ve gazilerimiz katıldı.

Programda konuşan Vali Ustaoğlu:

"Şehadet mertebesine erişen tüm şehitlerimizin aziz hatıralarını yüreğimizde taşımak, onların emaneti olan değerli ailelerine sahip çıkmak, acılarını paylaşarak çare üretmek, bizlerin üzerine düşen milli görevin ötesinde büyük bir onur ve vefa borcudur. Ülkemizin her köşesinde vatanımızın, milletimizin bütünlüğü için kahramanca mücadele eden askerlerimize ve polisimize Allahtan kolaylıklar diliyorum. Başta buradaki ailelerimizin evlatları olmak üzere bu mücadelede şehit düşen evlatlarımıza Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum" dedi.

Daha sonra Vali Ustaoğlu ve eşi şehit yakınları ve gazilerle sohbet etti.

10.05.2019

HEMŞİRELER HAFTASI ETKİNLİK DAVETİ

TRABZON - Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü, 12 Mayıs Hemşireler Günü ve 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası dolaysıyla etkinlikler düzenliyor.

TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN YAPILAN DAVET:

"12 Mayıs Hemşireler Günü ve 12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası kapsamında, Müdürlüğümüz, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Türk Hemşireler Derneği Trabzon Temsilciliği ile hafta boyunca faaliyetler planlanmıştır.

Etkinliklerimizde siz değerli halkımızı ve basın mensuplarımızı da aramızda görmekten mutluluk duyarız."

11.05.2019

9 Mayıs 2019 Perşembe

'EBE ve HEMŞİRELER GÜNÜ'NDE SAĞLIK ORMANI'NA FİDAN DİKİMİ

TRABZON - Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü, Ebe ve Hemşireler Günü münasebetiyle Sağlık Ormanı kuruyor.

Ebe ve Hemşireler Günü münasebetiyle, İl Sağlık Müdürlüğü ve Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü işbirliği ile Akçaköy-Harmancık Mevkii Mesire Alanında, fidan dikimi ve Sağlık Ormanı Tabela dikimi gerçekleştirilecektir.

Basın mensupları ve halkımız davetlidir.

Yer: Akçaköy-Harmancık Mevkii Mesire Alanı
Tarih: 10 Mayıs 2019 Cuma Günü
Saat: 10.00 (9.15’te İl Sağlık Müdürlüğü önünden hareket edilecek.)

09.05.2019

VALİ USTAOĞLU BAŞKANLIĞINDAKİ TOPLANTIDA İKİ ÖNEMLİ PROJENİN PROTOKOLÜ İMZALANDI

TRABZON - Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, başkanlığında yapılan toplantıda İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve TEKNOKENT arasında iki protokol imzalandı.

Protokol imza törenine; Vali İsmail Ustaoğlu'nun yanı sıra KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, TEKNOKENT Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Altaş, İl Milli Eğitim Müdürü Hızır Aktaş, KTÜ İlaç ve Farmasotik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sena Sezen ve diğer ilgililer katıldı.

Öğrencilere, velilere doğru ve akılcı ilaç kullanımı üzerine eğitim verilmesini amaçlayan ‘İlacı Keşfet Akılcı Kullan’ projesinin protokolü İl Milli Eğitim Müdürlüğü, KTÜ İlaç ve Farmasotik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında imzalanırken; lise çağındaki öğrencilere elektronik alanlarda, temel yazılım ve kodlama eğitimi vermeyi; proje ve ar-ge desteği sağlamayı amaçlayan ‘Ortaöğretimden Yükseköğretime Giderken’ projesinin protokolü de TEKNOKENT ile Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalandı.

Protokolleri imzalayan Vali Ustaoğlu:

"Bu gün burada iki önemli çalışmanın protokolünü imzalıyoruz. Birincisi doğru ve bilinçli ilaç kullanımı konusunda hem çocuklarımıza hem de ailelerine eğitimler verilmesini amaçlıyor. Böylece gereksiz ilaç kullanımından kaynaklanan sağlık problemlerinin önüne geçilecek.

Diğeri ise lise çağındaki öğrencilerimize yönelik bir projedir. Çocuklarımızın ufkunu açmaya yönelik atılan bu proje ile öğrencilere hem temel yazılım, kodlama ve elektronik alanlarda eğitimler verilecek hem de; ar-ge ve proje desteği sağlanacak.  Bu iki anlamlı projelerde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

09.05.2019

10 MAYIS DÜNYA SAĞLIK İÇİN HAREKET ET GÜNÜ

TRABZON - İl Sağlık Müdürlüğü,10 Mayıs Dünya Sağlık Günü dolaysıyla yapılan basın açıklamasında: "Sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını benimsemenizi tavsiye eder, yürüyüşlerimize tüm halkımızı davet ederiz."

TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN YAPILAN AÇIKLAMA:

"Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde katkı oluşturmanın yanı sıra toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik ederek gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturmaktadır.

Hareketsiz yaşam, modern toplumlar için en önemli problemlerin başında yer almaktadır. Kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden birisi olan fiziksel inaktivite (fiziksel hareketsizlik), dünya genelindeki ölüme neden olan risk faktörleri sıralamasında obezitenin de önünde dördüncü sırada yer almaktadır. Meme ve kolon kanserlerinin yaklaşık %21-25’inin, diyabetin %27’sinin ve iskemik kalp hastalığının %30’unun ana nedeninin fiziksel hareketsizlik olduğu tahmin edilmektedir. Fiziksel hareketsizlik yalnızca yetişkinler için değil, çocuklar ve gençler için de ciddi bir sağlık riski taşımaktadır.

Bakanlığımızca gerçekleştirilen Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017 ön sonuçlarına göre; Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık için fiziksel aktivite önerilerini karşılamayanların sıklığı 19 yaş ve üzeri bireylerde %37,6’dır.

Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte yürütülen Türkiye Çocukluk Çağı (ilkokul 2. Sınıf öğrencileri) Şişmanlık Araştırması COSI-TUR 2016 sonuçlarına bakıldığında ailelerin ifadelerine göre çocukların %9,5’i hafta içi hiç oyun oynamamakta, %19,9’u günde bir saatten az ve %29,7’si günden bir saat oyun oynamaktadırlar. Çocukların %42,5’i günde bir saat, %23,5’i 2 saat ve %12,7’si 3 saat ve üzerinde televizyon seyretmekte/bilgisayarda zaman geçirmektedirler.

Günlük yaşamı mümkün olduğunca aktif geçirmek sağlıklı bir yaşamın ilk adımıdır. Daha fazla yarar elde edebilmek ve sağlığı koruyup geliştirebilmek için düzenli fiziksel aktivite yapılmalı ve yaşamın bir parçası hâline getirilmelidir.

Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdırlar. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise, günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.

Orta şiddetli aktiviteler sırasında kişi konuşabilir fakat şarkı söyleyemez. Hızlı yürümek, düşük tempolu koşular, dans etmek, ip atlamak, yüzmek, masa tenisi oynamak, yavaş tempoda bisiklet sürmek vb. orta şiddetli aktivite örnekleridir.

Yüksek şiddetli aktiviteler sırasında kişi, aktivite sırasında nefesi kesilmeden birkaç kelimeden fazlasını konuşamaz. Tempolu koşu, basketbol, futbol, voleybol, hentbol ve tenis oynamak, step-aerobik derslerine katılmak, tempolu dans etmek vb. yüksek şiddetli aktivite örnekleridir.

Fiziksel aktivitenin arttırılması sadece bireysel değil toplum tabanlı, çok sektörlü, multidisipliner ve kültürel yaklaşım gerektirmektedir. Bu nedenle toplumun obezite ile mücadele konusunda bilgi düzeyini artırmak, yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmasını teşvik etmek ve böylece ülkemizde obezite ve obezite ile ilişkili hastalıkların (kalp-damar hastalıkları, diyabet, bazı kanser türleri, hipertansiyon, kas-iskelet sistemi hastalıkları vb.) görülme sıklığını azaltmak amacıyla Bakanlığımız tarafından Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı hazırlanmış ve uygulanmaktadır. Programda toplumda fiziksel aktivitenin önemi ve sağlık üzerine etkileri hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla fiziksel aktivite ile ilgili özel günlerin kutlanması da yer almaktadır.

10 Mayıs Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin yararları konusunda toplum bilincini oluşturmak, iyi uygulamalara dikkat çekmek ve fiziksel aktivitenin yararlarını savunmak, yaşamın her alanında ve her yerde (okul, ev, işyeri) toplum genelinde fiziksel aktiviteye katılımı arttırmak, sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını teşvik etmek için “Sağlık için Hareket Et Günü” olarak belirlenmiştir.

Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü olarak sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını benimsemenizi tavsiye eder, yürüyüşlerimize tüm halkımızı davet ederiz."

09.05.2019

RAMAZAN AYINDA BESLENME

TRABZON - İl Sağlık Müdürlüğü: "Ramazan ayında her ne kadar büyük ve kalabalık sofralar kurulsa da, kendi kontrolümüzü sağlamalıyız ve sağlığımızı riske atacak sağlıksız beslenme davranışları göstermemeliyiz."

TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AÇIKLAMASI:

"Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. En belirgin değişiklik ise yemek yeme saatlerimizin gündüz saatlerinden gece saatlerine geçmesidir. Özellikle son yıllarda ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte 17-18 saatlik bir açlık ve susuzluk dönemi geçirdikten sonra iftarla birlikte bir anda yemek yemekte çok aşırıya kaçabiliyoruz.

Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahura kalkılmaması  ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 15  saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.

Sıvı tüketimine dikkat!

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.

Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. tüketmeye özen gösterilmelidir.

Oruç tutanlar için beslenme önerileri


-Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
-Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra  aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.
-Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
-Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.
-Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
-İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
-İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.
-Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
-Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.
-Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.
-İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.
-Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.

Ramazan ayında her ne kadar büyük ve kalabalık sofralar kurulsa da, kendi kontrolümüzü sağlamalıyız ve sağlığımızı riske atacak sağlıksız beslenme davranışları göstermemeliyiz. 11 ay çalışan ve yorulan sindirim sistemi organlarımızın bir ay dinlenmesine ve arınmasına izin vermeliyiz.

'Oruç Tut Sıhhat Bul' mahyasında da ifade edildiği gibi bu mübarek ayda sıhhatimizi kaybetmemeli, aksine sıhhat bulabilmeliyiz. Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü olarak sağlıklı, sıhhatli ve hayırlı ramazanlar geçirmenizi dileriz."
            
09.05.2019

9 MAYIS DÜNYA ÇÖLYAK GÜNÜ

TRABZON - İl Sağlık Müdürlüğü, Çölyak hastalığına dikkat çekmek amacıyla bir açıklama yayınladı.



TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AÇIKLAMASI:

"Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olan bireylerde buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan ve suda erimeyen gluten isimli proteine karşı duyarlılık sonucu gelişir. Hastalık temel olarak proksimal ince bağırsağı etkiler ancak farklı organ/sistem etkilenmeleri de söz konusudur. Hastalık diyete tahılların eklenmesinden sonra herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir.

Çölyak hastalığı her yaşta teşhis edilebilmekle birlikte teşhisi zor olan hastalıklardan biridir. Çünkü belirtiler çoğunlukla ilişkili bir başka hastalığı da düşündürmektedir. Örneğin erken osteoporoz, kansızlık, teşhis edilmemiş laktoz alerjisi gibi hastalıklarla benzer belirtiler gösterdiğinden karıştırılabilir.

Çölyak hastalığı olan çocuklarda özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış ve gelişme geriliği, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabilir. İleri yaşlarda hastalığın belirtileri daha geniş bir yelpazeye yayılır. Yetişkinlerde görülen belirtiler ise karın bölgesinde öne doğru şişkinlik, yaşa göre kilo azlığı, kas zayıflığı, kansızlık, dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacının artması, ishal, kusma, bezginlik, nedeni bilinmeyen karaciğer hastalıkları, büyüme geriliği, ağız içinde oluşan aftlar, iştahsızlık, gaz şikayetleri, eklem ve kemik ağrıları, sinirlilik, ciltte kaşıntılı döküntüler olarak belirtilmiştir.

Çölyak hastalığının insan sağlığı üzerinde önem taşıyan birçok değişimlere neden olmasından dolayı doğru teşhisi önemlidir. Teşhis yöntemlerinden kan testleri serolojik özel testler (AGA, EMA) ile ön tanı konmakta, ince bağırsak biyopsisi ile de kesin tanı almaktadır.

Ülkemizde Çölyak hastalığı görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında değişmekte olup Türkiye’de 250 bin ile 750 bin arasında çölyak hastası tahmin edilmekte iken ancak yüzde 10’nuna tanı konulmaktadır.

Bakanlığımız, STK’lar, Üniversiteler ve özel sektör işbirliğinde Erişkin Bazı Metabolizma Hastalıkları (Tiroid, Osteoporoz, Gut) ve Çölyak Hastalığı Kontrol Programı 2017-2021 hazırlanarak, Çölyak hastalığı ile ilgili 2017-2021 eylem planları belirlenmiştir.

Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar yulaf tahıllarında bulunan glutenden uzak sıkı bir diyettir.

Çölyak hastalığında tüketilebilen güvenli yiyecekler;

• Tüm sebzeler,
• Tüm meyveler,
• Tüm bakliyatlar,
• Tüm katkısız katı ve sıvı yağlar,
• Yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin,
• Et, balık, tavuk, (Bu ürünler katkılı olmadıkları gibi daha önce unla kızartılmış bir yağda kızartılıp işleme tabi tutulmamalıdır.)
• Una batırılmamış konserve çeşitleri,
• Mısır, pirinç, patatesin hem kendileri hem de unları besin hazırlamada kullanılabilir. Ayrıca kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu da kullanılabilir.
• Evde çekilmiş güvenli baharatlar, olmakla birlikte işlenmiş ürünlerde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB) etiket yönetmeliğine göre glüten içeren gıdalarda belirtilmek zorundadır. Çölyak hastalığında kişilerin okul ve dışarıda yemek yerken dikkatli seçimler yapması son derece önemlidir.

Çölyak hastalığında tüketilen özel glutensiz gıda ürünlerde mevcuttur. Glutensiz un, glutensiz makarna, glutensiz şehriye, glutensiz çikolata, glutensiz kek, glutensiz kraker, glutensiz irmik, glutensiz güllaç, glutensiz bisküvi, glutensiz tarhana bunlardandır.

Çölyak hastalığı ile karşılaşıldığında, sağlıklı bir yaşam için gerekli olan en önemli şeylerden biri dikkattir. Dikkatli bir beslenme programıyla her sağlıklı insan gibi bu bireyler büyür, okula gider, evlenir, çocuk sahibi olur, çalışır ve yaşantısına devam edebilirler. Çölyak bir yaşam tarzı olarak hayata yerleşmelidir. Çölyak hastalığı hakkında daha ayrıntılı bilgiyi vatandaşlarımız www.beslenme.gov.tr adresinden alabilirler.

09.05.2019